January 28, 2008

Dün.. Bugün...Yarin..

Wishes

Çok zaman önceydi. O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir sey yoktu.

Insanlar günes dogup batincaya kadar yasiyorlardi hayati. Bir daha hiç olmayacakmis gibi dolu ve anlamli.Derken zaman diye üç parçali bir sey icat etti insan.Bir parçasina dün dedi, diger parçasina bugün, öteki parçasina da yarin.


Sonra fesat karisti zamana ve insan bugünü unuttu. Dünü düsünüp pisman oldu,yarini düsünüp telaslandi; ama isin ilginç tarafi tüm telas ve pismanliklari günes dogup batincaya kadar yasadi.Farkinda olmadan rezil etti bu gününü.

Oysa yarin, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarin diyordu. Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarina, diger eliyle düne yapisti. Bu günü eline yüzüne bulastirdi...Mutsuz oldu insan. Ve ne gariptir ki yarinin telasi da, dünün pismanligini da hep bugün yasadi; ama bugünü hiç yasayamadi.

Ne yarin ne de dün!

(can dündar) 

Tüm dostlara selam, sevgilerini ve ilgilerini eksik etmeyen tüm blog arkadaslarima benden de burdan selam ve sevgiler....

Aradan uzun zaman gecti yazacak cok seyler birikti...Yilbasi tatilini uzatmak bana sükür ki cok iyi geldi...Tekrar calismaya baslayali bir hafta oluyor nerdeyse , hafiften denize ayagimi sokar gibi yaptim, hafta bitti nerdeyse boguluyordum...Eh Gülay hakettin sen bunu diyorum icimden...Dogumgünüm, 5. evlilik yildönümümüz de geride kaldi...Anneanneme sorardim eskiden `nasil gecti bu kadar yil` diye...Bana arkama baktigimda sanki hersey 5 dakikada olmus bitmis gibi´derdi...Simdi gunler gectikce cok daha iyi anliyorum nedemek istedigini...Universiteyi bitireli 10 yil, evleneli 5 yil olmus...Ben de dönüp baktigimda hersey gercekten de 5 dakikada yasanmis gibi...

Yani uzun sözün kisasi, Ne yarin, ne dün, esas olan Bugün....Bugünü farkinda olarak, herseyi kendimize dert etmeyerek yasayalim...Yarina yaparim demeden, bugünden söyliyerek, bugünden basliyarak, bugün bir adim atarak...Ben basladim Bugün, hadi sira sizde...

December 03, 2007

Kardes...

Gecenlerde bir Tv programinda duyunca üzerinde dikkatle düsündügüm birsey oldu; Cindeki cocuklarin amca, teyze ya da dayilarinin olmayisi...Yani akrabalari  sadece anneanne, babaanne ve dedelerden ibaret...Cunki nufus artisindan dolayi tek cocuklar, anne babalari da tek cocukdu onlarin cocuklari da tek olucak...Ne aci birsey, bu insanlar `kardes`in ne demek oldugunu bilmiyorlar.Nerdeyse hicbirinin kardesi yok...

Asagidaki Hikayeyi cok önceden bir  dergide okumustum...sadece bir resimin hikayesi degil, kardesi icin yapilan bir fedakarligi da anlatiyor;

Pic12287

bir ressam.
18 çocuklu bir ailenin resimle ilgilenen 2 erkek
çocugundan biri.
Iki kardesin de resme karsi olaganüstü bir ilgileri
ve yetenekleri var. Her ikisi de sanat okuluna gidip
büyük birressam olma hayali kuruyorlar.
Aile ise bu durum karsisinda çaresiz. Madencilik
yaparakgeçinmeye çalisiyorlar ve karinlarini zor doyurabilmekteler.
Bu durum karsisinda iki kardes kendi aralarinda kura çekmeye
ve kazananin sanat okuluna gitmesine, geride kalanin daha çok
çalisip diger kardesi okutmasi yönünde bir karar
aliyorlar.Albert ve Albrecht
arasindaki bu kurada okula giden dönüste diger
kardesi okumasi için okula
gönderecek ve kendisi de madende çalisacaktir.

Kurayi kazanan Albrecht okula gider ve bütün ögretim
görevlilerini kendine hayran birakarak çok büyük
basarilar elde eder.Okulu birincilikle bitirdiginde yöredeki
bütün okullarda ismi bilinmektedir.
Eve büyük bir gururla döner.
Ailesi Albrecht onuruna güzel bir yemek verir.
Kendisini öven konusmalardan sonra Albrecht söz alir ve kendisine
bu basarilari yasatan kardesine tesekkür eder.Simdi
siranin kardesinde oldugunu ve okumaya gönderecegi kardesi için madende
çalismaktan büyük gurur duyacagini söyler. Kardesinin yaniti ise

"Imkansiz sevgili kardesim" seklindedir."Seni okulda
okutabilmek için çalistigim senelerde bütün parmaklarim madende
defalarca kirildi ve degil kalem tutmak,senin serefine su
sarap kadehini bile zor tutuyorum."

Kardesinin durumuna hakikaten üzülen Albrecht ise
kendisini dünyanin en ünlü ressamlari arasina sokan o ellerin,
kardesinin ellerinin
resimini çizer. Yukarida gördügünüz bütün dünyanin
Praying Hands (Dua eden
eller) olarak bildigi esas ismi Hands (Eller) olan
resim Albrecht Durer'in kardesininin elleridir.

Isparta Ucak Kazasi

30 kasim da Isparta´ya düsen ucakda ölenlere Allah´dan rahmet, yakinlarina da bassagligi diliyorum.

Yilda en az 4-5 kere ucan biri olarak , ölen 57 kisiye duydugum derin üzüntünün yaninda cok da sarsildim.

Kazadan beridir haberleri ve yerli, yabanci medyayi büyük bir dikkatle takip etmeye calisiyorum.

Daha hic bir arastirma sonucu tamamlanmadan, herkafadan bir ses cikmaya , yerli yersiz infazlara baslandi bile...Herkez ucus konusunda expermis de haberimiz yokmus...

Olayin ardindan ilk konusan Atlas Jet Ceosu `hava acik, ucagin bakimi tam, pilotlar deneyimli´yani bizim bir kabahatimiz yok!! Suc biz de degil!! dedi..Herhalde kendileri karakutuyu o dakikada inceletip bu sonuca ulasmis, bugünkü haberde karakutunun incelemesinin 2 ay sürecegini bildirdiler....!!

Bu trajedide  insanin kalbini en cok yaralayan da medyanin böyle bir haberi agzindan salyalar akitarak, büyük bir haber yakalamanin coskusuyla vermesi...Bu adamlara dur diyecek bir Allahin kulu yok mu devlette?Ölen insanlarin yakinlarina da mi saygimiz kalmadi artik?

Milliyet gazetesinin 57 kisinin ölümüyle sonuclanan bu trajediye attigi basliklar;

`düşen ucagin pilotunun isim sırrı´

  `kabin memuru mana topcu da öldü´!!!

Hürriyet gazetesi de  Ucakla ilgili buyuk bir sir kesfetmis!!!!!Dan Brown`nin kitabiyla ucaktaki varsaydigi sir arasinda buyuk bir baglantiyi ortaya cikarmis!!!

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7789531.asp?rdr=1

Dogan grubunun genel yaklasimi bu, biz biktik artik sizden , kadrolarindaki birkac yazar haric gazete bile diymiyorum artik bu kagitmsi müsveddelere...

Ates düstügü yeri yakiyor , ölümün acimasiz gercekciligi bir kez daha yüzümüzde tokat gibi patliyor...Yaslanip da ölmek herkezin düsüncesi ...Yapilan planlar, umutlar , istekler ya hayatin ne zaman bitecegi gercegi?

Ben cok üzüldüm, cok sarsildim gercekten, sanki o ucaktan biran icin canli insanlar cikacakmis gibi geldi...Ucak yanmamis, sadece ayrilmis ya, sanki herkez kurtulmus gibi düsünmek istedim icimden...

Allah rahmet eylesin.....

November 24, 2007

Hey gidi Günler....

Imagen_009

canak cömlek patladiiiiiii,,,,,, istoop diye bagirmissaniz

cikan disinizi dama atmissaniz

okulun yanindaki bakkaldan anneden sakli `leblebi tozu ve agizda patlayan seker` almissaniz

Converse All Star'i ilk defa giymenin mutlulugunu yasamissaniz

Commodere ve Atari bilgisayariniz olduysa,  komutlu programlari saatlerce yazip, sonunda  bilgisayar hata vermisse ve oyunlari yüklemek icin saatlerce beklemisseniz...

Kara Simsegi ailece seyredip, Köle Isaura da annenizle birlikte aglamissaniz

BMX ilk bisikletinizse

Pazar günleri erken kalkip , cizgifilm izlemisseniz

Clementine nin sarkisini biliyor, sirinleri hatirliyorsaniz

Votran, He-man, She-Ra yi seyrettmisseniz

Milliyet cocuk alip, mektuplarinizin yayinlanmasini beklemisseniz

Ilk renkli televizyonunuzu , sadece TRTkanalli radyonuzu hatirliyorsaniz

Cumhur Önal in Muzik Yelpazesi ni iple cekip, sarki sözlerini yazabilmek icin programi videoda defalarca seyretmisseniz

Whamin dagildigina üzülmüs,,,'Cause I gotta have faith... le cildirmissaniz,

harcliklarinizi biriktirip BlueJean dergisi almissanuz ,Posterleri odaniza asmissaniz

Saclarinizi Serpil Cakmak modeli yapip, kafanizin ortasina bir kus yuvasi kondurmussaniz

`herild yani diyip `trip atmisaniz`

"Örovizyon" sarki yarismasini ailece seyretmis ve Türkiye'ye düsük
puan veren ülkeleri ailece kinamissaniz

dansözün sadece yilbasi aksami ciktigi zamani hatirliyorsaniz

Rahmetli Adile Nasit'in "kuzucuklarim" diye hitab ettiklerindenseniz

Turgut Özal ì, Kenan Evreni ,Erdal Inönüyü tanimissaniz

"Önce alisveris sonra fis" parodisini unutmadiysaniz

Oyun oynarken aksam ezani ile eve döndüyseniz

Okulda siyah önlük giyip, dantelli yaka taktiysaniz

Internet diye bir kelimenin olmadigi zamanlari hatirliyorsaniz


SIZ  O MUHTESEM ZAMANLARI YASAMIS OLAN SEKSENLERIN ÇOCUGUSUNUZ!!

YANI BENIM GIBI ARTIK ORTA YASLISINIZ...

November 18, 2007

Pinokyo`ya benziyormusunuz?

Istock_000002939815xsmall

Cocuklugumuzun masal kahramani Pinokyo `nun burnu yalan söylediginde uzar...

Bu yüzden birine `Pinokyoya benziyorsun!` derseniz, `Yalancisin! `anlamina gelir...

Ama ben bu soruyu Üstün Dökmenìn , ´Kücük seyler-2`kitabinda betimledigi sekilde sormak istiyorum..

`pinokyo uzaklara gitti, en azindan bir yerlere gitti asama gecirdi, olgunlasti,sinif atladi esyalikdan insanliga yükseldi, yolculugu bir maratoryumdu.`

`Bu acidan Pinokyo ya benziyormusunuz?`

`Pinokyo evden kactiktan sonra olgunlasmisdir ama aci da cekmistir.Siz, okumak veya calismak icin uzak sehirlere, uzak ülkelere gittiginizde aci cektiniz mi, yakinlariniz aci cekti mi?`

`Siz Pinokyo`ya nekadar benziyorsunuz;veya Pinokyo size? `

Bazen yola cikmaya siz karar vermezsiniz, ortam ve sartlar karar verir, siz de geregini yaparsiniz... Bazen sadece yola cikmak icin cikarsiniz bir amaciniz , varmak istediginiz hedefiniz yokdur...Ama bu hedefsiz yolcuklar cogunlukla hüsranla sonuclanir.Bunun icin yapmak istediklerinize önceden , üzerinde düsünerek ve kendinizi taniyarak karar vermeli, uzun yolculuklardan önce  kendinizi kücük yolculuklarda denemeli, kosmadan önce yürümeyi ögrenmelisiniz..

Keza evlilik bir yolculuktur, sectiginiz is bir yolculuktur,birsey bulmak icat etmek,okul okumak bir yolculuktur...Bu yolculuklar sizi ileriye , mutluluga itebilecegi gibi,yanlislara ve mutsuzluklara da götürebilir...

``Bir insani tanimak istiyorsan onunla yolculuk et` derler.Siz kendinizle yolculuk öncesinde tanismissaniz ve yola cikma sikintinizi asabilmisseniz, büyük bir ihtimalle yolunuz acik olacaktir`.

`eger yola cikmak icin üseniyorsaniz, mutlaka bir sebebi vardir.Önce onu arastirin.Sebeplerinizle tanistiginizda kendinizle tanismis olursunuz.`

Yazi, Üstün Dökmenìn Kücük seyler-2 kitabindan alintilar icerir.

November 03, 2007

Gönül Sana Nasihatim...

GONUL SANA NASIHATIM

Gonul sana nasihatim
Cagrilmazsan varma gonul
Seni sevmezse bir guzel
Baglanip da durma gonul

Ne gezersin Sam'i Sark'i
Yok mu sende hic bir korku
Terkedersin evi barki
Beni bosa yorma gonul.

Yorulursun gitme yaya,
Hukmedersin gune aya,
Ask denilen bir deryaya
Cikamazsin girme gonul.

Ben kocadim sen genceldin,
Basa bela nerden geldin
Kahi indin kah yukseldin
Simdi oldun turna gonul.

Bazi zengin bazi zugurt,
Bazi usta bazi sagird
Bazi koyun bazi ac kurt
Her irenekten derme gonul

Veysel gonulden ayrilmaz,
Kahi bilir kahi bilmez,
Yalan dunya yarsiz olmaz,
Ister saci sirma gonul.

       ASIK VEYSEL

Gecenlerde hayati üzerine okudugum bir yaziya istinaden rahmetle anmak istedim büyük Halk Ozanimiz Asik Veysel`i ...

Gözleri görmese de gönül gözüyle gördüklerinden hepimize dersler var...

October 28, 2007

Canakkalebayramnamazi

Fevkelade günler geciriyoruz...

Millet olarak bu kadar birbirimize kenetlendigimiz, bu kadar milli duygularimizi en üst seviyelerde yasadigimiz günlerde Cumhuriyet bayramimizi kutlamanin coskusu bambaska...

Bugün bizim dogumgünümüz...Bugün Türkiye Cumhuriyetinin dogumgünü...

Bugün bu topraklarda özgürce nefes almamizi saglayan , canlari pahasina Vatan topraklarini koruyan tüm sehitlerimizin dogumgünü...

Hepimizin dogumgünü kutlu olsun...

Hep bir agizdan haykirdigimiz bu sözü bende yazmak istiyorum

`Sehitler Ölmez, Vatan Bölünmez`

Özgürlügün nasil kazanildigini hic unutmayalim...

yaşamak güzel şey doğrusu
üstelik hava da güzelse
hele gücün kuvvetin yerindeyse
elin ekmek tutmuşsa bir de
hele tertemizse gönlün
hele kar gibiyse alnın
yani kendinden korkmuyorsan
kimseden korkmuyorsan dünyada
dostuna güveniyorsan
iyi günler bekliyorsan hele
iyi günlere inanıyorsan
üstelik hava da güzelse
yaşamak güzel şey
çok güzel şey doğrusu

melih cevdet anday

October 25, 2007

Kestane...

Kestane

Damagimizdaki tadi, çocukluk ve ilk gençlik günlerinden beri okul köselerinde mis kokusuyla kestanecinin ''Bursa'nin kestanesi, okka çeker bes tanesi "sesi hatiralarimizin en özel yerinde sakli kalan ,KESTANE......

Havalarin sogumasiyla baslayan, kis aksamlari evimizi sobali olarak kullandigimiz zamanlarda etrafina toplanarak çit, çit seslerinle, sohbetleri böldügü, kis gecelerinin vazgeçilmez dostu, her ne kadar su anda çogu evlerimizde soba kalmamis olsa da Kisin bu günlerinde, sokak köselerinde kurulan mangalarda , sofralarda, sinema önlerinde, okul kapisinda, sekercilerde görebiliyoruz.......

Besleyici olmasindan baska Faydasi saymakla bitecek gibi degil. Kabuklarinin suda kaynatilmasiyla, hazirlanan ilaç ates düsürüp sinirleri yatistiriyor . Meyvesi kaslari kuvvetlendiriyor,
dolasimini düzenliyor. Bedenin ve zihnin yorgunlugunu gideriyor, kansizliga çare oluyor. Zamanimizin yayginlasan dertlerine; damar sertligi ve yüksek tansiyona da birebir, oldugu yaziliyor. Seker, protein, yag, sodyum ve potasyum içeriyor!..
Kestane birçok hastaliktan da koruyor insanoglunu..Çocuk, genç ve yaslilar için çok degerli bir enerji kaynagi,hatta yasami uzattigi da söylenir. Ancak damar sertligi ve seker hastaligindan yakinanlar, kestaneyi ölçülü miktarda yemeli. Kestane, en çok potasyum düsüklügünden yakinanlara öneriliyor çünkü 100 graminda tam 500 mg potasyum bulunuyor. fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir ve sodyum mineralleri ile C, B1, B2 ve PP vitaminlerini içeriyor. Kestanenin, 100 graminda 200 kalori bulunuyor. Kis mevsiminin olumsuz sartlarina, fiziksel ve beyinsel yorgunluklara karsi paha biçilmez bir saglik iksiri. Kalp ve kas sistemini uyarip, organizmanin su dengesini düzenliyor.
dolasimini hizlandirip varis ve basurlarin gelisimini önlüyor. Damar sertligi ,yüksek tansiyon, seker hastalarinin fazla yememesi önerilir.Balla karistirilmis kestane püresi ise ! özellikl e istahsiz çocuklara önerilir.

Kestane haslanir ya da közde pisirilerek yenir. Fransiz mutfagi olmak üzere birçok Kuzey Yarim Küre ülkesinin mutfaginda vazgeçilmezi olan kestane, et ve sebze yemeklerin hazirlanmasinda, çesitli salatalarda lezzet arttirici olarak yer almaktadir.Tatlilara eklemeden önce kestanelerin kabuklarini çizip üzerini örtecek kadar su ile doldurun. Haslayip süzün ve kabuklarini soyun, yemegin pismesine 15 dakika kala ilave edin.
Kestane en çok hindi eti ve kuzu etine çok yakisiyor.

Kis sebzelerinden kereviz, patates ve havuçla uyum sagliyor. Tatli olarak muz ve elma gibi meyvelerin yani sira çikolata sosu ile de hazirlanabiliyor. Kestaneyi püre haline getirdikten sonra sekerle karistirip dilediginiz meyve ya da çikolata sosu ile zenginlestirerek sofraniza getirebilirsiniz.

Haslanmis kestane ile kek ve pastalar hazirlayabilirsiniz. Hemen her yastan insanin severek yedigi kestane sekerini evinizde yapabilirsiniz.

Kestane, insanoglunun bala batirarak tatliya dönüstürüp yedigi ilk meyvelerden biri oldugu,antik çagda kutsal sayildigi için saraylarda verilen büyük sölenlerin degismez meyvesi olarak yendigi, Güney Avrupa'nin bir köyünde dört bin yillik dev bir kestane agaci oldugu rivayet edilir. . 50 metre çapindaki gövdesi ile dev yapraklariyla neredeyse tüm köyü kapladigi yapraklarinin adalet dagittigina inanilan agaç için "200 kisilik sövalye ordusu" deniliyormus. Antik çaglardan beri ask iksiri olarak bilinen bu güzel meyveyi sonbaharin geldigi, beli
, bu günlerde bol bol yiyin.

Kestane kebabi özellikle kis gecelerinin vazgeçilmez keyiflerinden birini pisirirken neler yapmaliyiz?

*Kestaneleri yikayip kurulayin X seklinde çizin. Üst izgarasi yanan bir firinda pisirin. Sobanin üzerinde ya da mangalda da pisirebilirsiniz. Ayrica gazli ocak üzerinde teflon tavada pisebilir. .
* Kestanenin daha lezzetli olmasi için önce kabuklari çizilip 1 saat soguk suda tutulur. Oradan alinip kaynayan suya atarak 30 dakika pismeye birakilir. 5 dakika kadar üzeri büyük lahana yapragi ya da yünlü bir bezle örtülürse tadi çok güzel olur.Haslama suyuna 2 damla zeytinyagi konulursa çabuk soyulur.
*Haslamadan önce kabugunun üzeri biçakla x seklinde çizin, haslandiktan sonra soguk
geçirilirse çok çabuk soyulur.

*Firinda kestane kebap olacaksa üzeri çizildikten sonra bir saat kadar buzlu ya da soguk suda bekletilirse çok çabuk piser, çok lezzetli olur.

*Çabuk soyulmasi için bir gece buzdolabinda bekletildikten sonra çizilip kaynar suya atilir ve 5 dakika tutulur. Ardindan buzlu ya da soguk suya atilir ve 2 dakika sonra sudan çikartilir.

Bu kadar cok Kestaneden bahsettikten sonra bir kestane tarifi vermek sart tabii!

KESTANE SEKERI

Kestane_2_2


Malzemeler:
500 gr iri kestane
2.5 su bardagi toz þeker
2 su bardagi su
bir tatli kaþigi vanilya
- Yukarida tarif edildigi gibi kestaneleri soyun.
- Soyulmus kestaneleri ince! kabukla ri soyulana kadar tencereye soguk suyun içine atarak kaynatin.
çikartarak ince kabuklarini soyun.(ya da yukarda yazilan tekniklerle de soyabilirsiniz.)
-Toz þekerle, suyu tencereye koyun. Þeker eriyip, biraz kivamli oluncaya kadar kaynatin. Içine haþlanan kestaneleri atin.
Kisik ateste iki saate yakin piþirin. Indirdikten sonra bir gün beklesin.
- Ertesi gün kisik ateste on dakika tutun.
Üzerine vanilya serpin. Kagitlarin içine yerleþtirin.

Gülümsercim paylasim icin tesekkurler…

October 21, 2007

yine 12 sehit...

Yine sehit memhmetciklerin haberiyle sarsildik.Allah rahmet eylesin.Ailelerine Allahsabirlar versin.

Genelkurmay Başkanlığı'ndan ilk açıklama: 12 asker şehit, 16 asker yaralı ve 23 terörist öldürüldü

Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasına göre Hakkari'deki çatışmada 12 askerimiz şehit olurken 16 askerimiz de yaralandı. Ve 23 terörist öldürüldü.

Genelkurmay Başkanlığı, Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde çıkan çatışmada 12 askerin şehit olduğunu, 16 askerin de yaralandığını duyurdu.
Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yaralan basın açıklamasında, "21 Ekim 2007 günü saat 00.20 sıralarında, Irak'ın kuzeyinden topraklarımıza sızan PKK terör örgütü mensupları tarafından, Hakkari/Dağlıca'da konuşlu Piyade Taburunun emniyet unsuru olan bir bölüğümüze kalabalık bir grupla üç ayrı bölgeden silahlı saldırıda bulunulmuştur.Çıkan çatışmada 12 şehit, 16 yaralı verilmiştir. Saldırıya anında misliyle karşılık verilmiş, teröristler, silahlı helikopterler tarafından görerek, mevcut ateş
destek vasıtaları ile görmeyerek ateş altına alınmıştır. Şu ana kadar 23 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Ayrıca, olay bölgesinin güneyinde teröristlerle yeniden temas sağlanmış olup, çatışmalar devam etmektedir.

haber kaynagi:net haber

October 19, 2007

Ünzile...

Yaww aksam aksam Sebnem yine kendimden gecirdin beni...!

Bir sarki bu kadar mi insanin icine isler, bir insanin sesi bu kadar mi guzel olur?

ve bir sarki bu kadar mi guzel yorumlanir?

Bir canli konserine gidemedim offf yaaa!!

ziyaretci sayisi